Üstad Sibel Arslan ‘Dijital dünyanın karanlık yüzü’nü değerlendirdi
Dijital Dünyanın Karanlık Yüzü: Çocuklarımızı Hangi Tehlikeler Bekliyor? Görünüşte zararsız olan bu dijital evren, çoğu zaman farkında olmadan çocukların psikolojik, sosyal ve hatta fiziksel dünyalarını etkiliyor. Siber zorbalık, çocukların sosyal medyada maruz kaldığı en yaygın problemlerden biri. Bir çocuğun, yalnızca birkaç kelimeyle başlayan bir saldırıya maruz kalması, özgüven kaybına, depresyona ve sosyal izolasyona yol açabiliyor. Bu tür olaylar, çoğu kez sessizce yaşanıyor ve ebeveynlerin gözünden kaçıyor. Diğer yandan, sosyal medya platformlarının sunabileceği içerikler, yaş sınırlamalarına rağmen her zaman çocukların anlayış ve gelişim seviyesine uygun olmayabiliyor. Şiddet içerikli videolar, uygunsuz dil ve zararlı alışkanlıkların özendirilmesi, yalnızca birkaç tıklama uzağında. Bu, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki en tehlikeli etkilerinden biri: Bilinçsiz bir maruz kalma. Ve ne yazık ki, bu durum çocukların zihinsel gelişimlerinde geri dönülmez izler bırakabiliyor. Bir diğer önemli mesele ise sosyal medya bağımlılığı. Çocuklar, bu platformların dikkat çekici ve sürükleyici yapısı nedeniyle, cihaz başında saatler harcıyor. Bu yalnızca dikkat dağınıklığına ve akademik başarılarının düşmesine neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda gerçek dünya ile bağlarının kopmasına da yol açıyor. Bu noktada çözüm, yalnızca çocuklardan bir şeyler beklemek değil. Ebeveynler olarak bizlerin de sorumluluk alması gerekiyor. Çocuklarımızın çevrimiçi dünyadaki varlıklarını anlamalı, takip etmeli ve yönlendirmeliyiz. Ancak bunu bir denetim değil, rehberlik olarak yapmalıyız. Çünkü çocuklarımızın sosyal medyada karşılaştığı tehlikeleri yalnızca yasaklarla engelleyemeyiz; onların bu dünyayı nasıl doğru kullanacaklarını öğrenmelerine yardımcı olmalıyız. Dijital dünyada güvenlik sağlamak, yalnızca bireylerin değil, toplumun ortak sorumluluğudur. Eğitimciler, devlet kurumları ve platform sağlayıcılar da bu konuda üzerlerine düşeni yapmalıdır. Çünkü çocuklarımız, geleceğimizdir ve onların dijital dünyada kaybolmasına izin veremeyiz. Unutmayalım: Sosyal medya, doğru kullanıldığında büyük bir fırsat olabilir. Ancak, bu fırsatın bir tehdit hâline gelmesine göz yummamak bizim elimizde. Şimdi, çocuklarımızın güvenliği için harekete geçme zamanı. Çünkü onların geleceği, bugün aldığımız kararlarla şekilleniyor. “Çocuklarımızın dijital dünyada kaybolmasına izin vermeyelim. Geleceği korumak, bugünden başlar.”