Share

Üstad Davut İZOL’un kaleminden : ‘ZAVALLILAR’

HAYATINI KURMACA BİR DÜZEN ÜZERİNE KURAN ZAVALLILAR
“Anlaşılmadığını anladığınızda yalana başvurursunuz. Yalanlar ve taklitçilik hayatımızın içinde ne yazık ki önemli bir yer tutmakta. Biz insanlar varlığımızı sürdürmenin gereği olarak gördüğümüz yalanlar, hilekarlık ve düzenbazlık vazgeçilmezlerimizin içinde yer aldığından bir türlü ulaşmak için çaba sarf ettiğimiz doğrularımıza ulaşmamız bizim açımızdan oldukça zor bir durum. Bu yüzden tırmanmak için uğraştığımız hayallerimize kavuşamıyoruz. Başta evli olan eşler arasında özellikle önemli bir yere sahip olmasının bir tek nedeni var olması manidar açıkçası. Onun da sebeplerinden bir tanesi yaptığımız ticarete utanmazca hile katıp gelir elde ederek bir an evvel zenginolma hayalinden ibaret olması. Dışarıda iş yaptığımız ortamda para kazanmanın yolunun yalan söylemekten geçtiğine inanıyoruz ne yazık ki. Eğer iş yerinize gelerek alışveriş yapmak isteyen insanların size olan güvenini ve inancını art niyetli bir şekilde suiistimal eder ve onların size karşı duydukları güveni boşa çıkarmak ve onları kandırmak üzerine yaparsanız, şunu bilmelisiniz ki belli bir süreden sonra bu durum sizin özel hayatınıza tıpkı kanser virüsü gibi sıçrayacak ve başta aileniz olmak üzere! Bu anne olur, baba olur, eş olur ve hata çocuklarınızda olacaktır herkese yalan konuşmaya başlarsınız. Daha sonrasında siz istediğiniz kadar çocuklarınızın yalandan ve riyadan uzak tutmak isteseniz de onların gözünde rol model sizsinizdir. Siz yalan söylemenin kötü olduğunu ve söylenen yalanların onlara ve sevdiklerine zarar vereceğinden söz etseniz de onların size diyeceği şu olacaktır; Mevlana’nın dediği gibi “Ama bir lafa bakarım laf mı diye bir de. Söyleyene bakarım adam mı diye.” İnsan bir kez yalan söylemeye başladı mıydı gerisi çorap söküğü gelir. Kurmaca bir düzeni siz inşa etmeye başlamışsanız bu sizi örnek alanların hayatlarında da yer tutacak ve sizden aldıkları bu nahoş davranışı doğru görecekler ve aynını yapmak isteyeceklerdir. Bu yalanlar bir müddet sonra bizim özel hayatımıza da sirayet etmeye başlıyor. Bu da eşler arasında sorunların doğmasına ve evliliklerin gitgide çatırdamasına yol açmaktadır. Eşler ilk tanışmada ilk vurgu yaptıkları şey ben yalanlardan nefret ederim. Eğer bir yalanını yakalarsam bu iş biter demeleridir. Yalanlarla başlayan her işin muhakkak gerçeğe giden bir açık tarafını insanlar kapıldıkları heyecan yüzünden bırakacaklardır. Yalanalar hayatımıza sirayet etmeye başladığında! Helal haram olgusu birbirinden uzaklaşarak menfaat ve çıkara dönüşür. Menfaatler ve çıkarlar yüzünden birçok insanın hayatı ne yazık ki dört duvar arasında veya beş metrelik çukurun içine gömüldüğünde bitiyor. Halbuki insanlar doğru söylediğinde kaybedecekleri çok şeyin olduğuna kani getiriyorsa, onun için yapması gereken her zaman dürüst bir karaktere sahip birisi olduğunu insanlara empoze edecek çalışma içinde olmalı. Tıpkı Allah’ın nebileri gibi. Bugün İbrahimi dinleri insanlar tarafından kabul görmüşse bunun bir tek nedeni var! O da inandırıcı olmasıdır. Eğer bu dinlerin gelme şeklini yalanlar üzerine inşa etmişolsalardı, bugün milattan itibaren gelen bu dinler ve onları tebliğ edenler doğrulukları ve Allah’ın dostları olarak saygıyla anılmazlardı. Oysa yalanlar üzerine hayatını inşa etmeye kalkanların bir gün o yalanlarınkendilerine davacı olacağını ve o yalanları yüzünden itibar denilen şeyin ortada kalmayacağını biliyor olmamaları yüzünden hayatı zorlaştıracak olmalarıdır. Bir de şunu unutmamalısınız ki yalan söylediğiniz kişi ve kurumlar günü geldiğinde sizin bu yalanlarınızı yüzünüze vurarak keşke doğru söyleseydin diye size eleştirilerini yöneltecekler ve bu yüzden bir kez daha yıkıma uğramış olacaksınız. Unutmayın doğru söyleyen bir gün ölür; yalan söyleyen her gün ölür. Çünkü yalanlar yüzünden insanların hayatı ucuzlayacak ve kendisini değersizleştirmiş olacak. Siz-siz olun ucunda ölüm olmadığı müddetçe karşı tarafa samimi duygularla yaklaşın. Sonuçta kaderinizi yine siz belirleyeceksiniz.

You may also like...