SONGÜL YOĞUNBURÇ’UN KALEMİNDEN: ‘ALIŞKANLIKLARIMIZIN KİMLİĞİ’
Yakınlığa karşı yalnızlık evresinde, biz insanlar artık bir kimlik edinmişizdir. Çünkü ergenliğin o karmaşık dönemini geride bırakıp, birer yetişkin olma yolundayızdır. 18 yaşımızda başlayan yetişkinlik dönemi, romantik ilişkiler ve arkadaşlıklar kurma dönemidir. Özellikle bu dönem, arkadaşlıkların ön planda olduğu bir dönemdir. Ergenliğin etkisini tam olarak üzerimizden atamadığımız bu dönemde, ergenliğin aşırılığıyla ailemizden uzaklaştığımızı hissederiz. Ancak yine de onlara geri dönmek istemeyiz. Çünkü ailemizden daha kolay edindiğimiz, her istediğimizi özgürce yapabileceğimiz ve yanlarında kendimizi dokunulmaz hissettiğimiz insanlar, arkadaşlarımızdır. Onlar, bizim yaptığımız davranışları eleştirmeyip onaylayan gerçek bir aile gibidir. Birlikte tek amacımız eğlenmektir. Tüm bu eğlencelerin zevkine dalarken, ne kadar kendimiz olduğumuzu sorguluyor muyuz ? Kimlik edindiğimiz bu dönemde, kendi kültürümüzü ve ailemizin yaşam tarzını reddederek, ailemizin yerine koyduğumuz insanların eğlence anlayışına göre şekillendiriyoruz kişiliğimizi. Eğlence uğruna, tüm kötü alışkanlıklarımızı bu dönemde ediniyor ve hayatımızın geri kalanını kendimize zindan ediyoruz. Yaptığımız davranışlara artık ailemiz değil, arkadaşlarımız karar veriyor. İyi insanlara denk gelirsek, ne ala. Ama kötü insanlara denk gelirsek, bu bizim daha kötü anılmamıza neden olabilir. Çünkü ailemizin farklı bir yaşam tarzını benimsemiş oluruz. “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” dememişler boşuna. Çünkü yaptıklarımızla ve yapmalarına izin verdiklerimizle, bir süre sonra kimliksiz ve başkalarının davranışlarının sorumlusu insanlar haline geliriz. Arkadaşlıklar belki değişebilir, ancak kimliğimiz hep bizimle var olacaktır. Bu kimliğin bize getirdiği sorumlulukları ise, çoğumuz istemediği yerlerde ve kendine hiç yakışmayan hayatlarla karşılaşarak ödeyecektir. O zaman ise “Gençliğime geri dönseydim!” diye hayıflanmalar olacaktır. İpleri elimizde tutmamız gereken hayatın düğümünü başkalarına attırmak işte o hayıflanmaların ana konusu olacaktır. ~Songül YOĞUNBURÇ