İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI MAHİR VARLI ‘ MÜHİMMAT FABRİKASINDAKİ PATLAMAYI’ DEĞERLENDİRDİ
İş Güvenliği Uzmanı Mahir Varlı Balıkesir’in Karesi ilçesindeki mühimmat fabrikasında meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan patlamanın kesin nedeni henüz belirlenemediğini, ancak, patlayıcı madde üreten tesislerde en sık karşılaşılan risklerden biri statik elektrik kaynaklı kıvılcımlardır. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, bu tür tesislerde statik elektriğin kontrolünün zor olduğunu ve büyük risk oluşturduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, bütüncül bir topraklama sistemi ve gerekirse nemlendirme gibi önlemlerin alınması gerektiğini vurgulamıştır. Patlayıcı madde üretilen ve depolanan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği risklerini belirleyerek önleme politikaları geliştirmek amacıyla hazırlanan bir raporda, sektördeki genel sorunlar ve alınması gereken önlemler detaylı olarak incelenmiştir. Ayrıca, bu tür tehlikeli iş yerlerinde çalışanların düzenli olarak iş güvenliği eğitimleri alması büyük önem taşır. Dr. Bingöl, çok tehlikeli sınıfta yer alan bu tip tesislerde, çalışanların yılda en az 16 saatlik eğitim almaları gerektiğini belirtmiştir. Bu trajik olay, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Balıkesir’deki mühimmat fabrikasındaki trajik patlamanın önlenebilmesi için iş güvenliği açısından kapsamlı bir risk analizi yapılmalıydı. Bu tür tesislerde risk analizi ve yönetimi, tehlikelerin sistematik bir şekilde tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve kontrol altına alınmasıyla mümkündür. Aşağıdaki adımlar, böyle bir kazanın önlenmesine katkı sağlayabilirdi: 1. Tehlike Tanımlama Patlayıcı maddeler: Mühimmat fabrikalarında kullanılan ve üretilen kimyasal maddelerin patlama ve yangın riski oluşturduğu bilinmelidir. Statik elektrik: Statik elektriğin oluşturabileceği kıvılcımlar önceden analiz edilmelidir. Makine ve ekipman: Arızalı veya uygunsuz kullanılan makineler kıvılcım ya da aşırı ısınma riski taşır. İnsan faktörü: Eğitimsizlik, dikkatsizlik ya da yetersiz güvenlik protokollerine uyum, riskleri artırır. 2. Risk Değerlendirmesi Kimyasal risk analizi: Patlayıcı maddelerin depolanma, taşınma ve üretim süreçlerindeki riskler incelenmelidir. Statik elektrik kaynaklarının analizi: Üretim hattı ve depolama alanlarında statik elektriği önleme sistemlerinin yetersizliği analiz edilmelidir. Yangın ve patlama riski modellemesi: Olası bir patlamanın yayılma etkisi simüle edilerek, riskli bölgeler belirlenmelidir. 3. Kontrol Önlemleri Statik elektrik önleme sistemleri: Fabrikanın topraklama sistemleri ve antistatik ekipmanları düzenli olarak kontrol edilmeli ve güncellenmeliydi. Patlama ve yangın yalıtımı: Kritik bölümlerde patlamaya dayanıklı duvarlar ve otomatik söndürme sistemleri kurulmalıydı. Tehlikeli kimyasalların depolanması: Kimyasallar ayrı ve uygun sıcaklık koşullarında saklanmalı, depo güvenliği sıkı denetlenmeliydi. 4. Eğitim ve Farkındalık Çalışan eğitimi: İşçilere yılda en az bir kez yangın, patlama, acil durum müdahale ve kimyasal güvenlik eğitimleri verilmeliydi. Acil durum tatbikatları: Gerçekçi senaryolarla düzenli tatbikatlar yapılmalıydı. 5. Denetim ve Sürekli İzleme Bağımsız denetimler: İş güvenliği uzmanları ve bağımsız denetim ekipleri düzenli kontroller yapmalıydı. Sensör ve alarm sistemleri: Yangın, patlama ya da gaz sızıntısı durumunda erken uyarı sağlayacak sistemler kurulmalıydı. Olay analizi: Önceki olaylardan ders çıkarılarak önleyici tedbirler geliştirilebilirdi. Bu adımların titizlikle uygulanması, olası tehlikelerin önceden tespit edilmesine ve patlama gibi trajik olayların önlenmesine katkı sağlayabilirdi. Bu tür faciaların bir daha yaşanmaması için, iş güvenliği önlemlerinin titizlikle uygulanması ve denetimlerin artırılması şarttır. Patlamanın meydana geldiği anın görüntüleri, olayın ciddiyetini ve alınması gereken önlemlerin önemini bir kez daha göstermektedir. YanıtlaYönlendir Tepki ekle