Share

HİLAL HİCRAN: ‘ KALİTELİ EĞİTİM VE MESLEK ÖĞRENİMİ’Nİ DEĞERLENDİRDİ

İlk yazımızda okuyucularımıza Merhaba demenin onurunu yaşıyorum.
İlk yazım eğitim konusunda.
Türkiye’de eğitim ve gençleri düşündükçe beynimi afakanlar basıyor.
Eskiden okuyamayıp bunalımlara giren çocuklar şimdi de okuyarak bunalıma giriyor.
Uzun yıllar önce okuyamamanın sebepleri ailenin ekonomisi sosyal yaşantısı, dini inanışları toplumun okumaya gidene bakış açısı kız çocukları içindi.
Yine de okulların eğitimi yörelere göre ileri ya da geriliği vardı.
Büyük şehirlerde büyük ve seçkin liselerde okuyan çocuklarla küçük kasaba ve ücra illerde okuyan çocukların üniversiteye girmeleri istediği bölümlere ulaşması imkansıza yakındı
O yıllarda ücra kasabalarda okul binası varsa da öğretmen yoktu. Atama olup gelesiye kadar
Derslere başka branşta öğretmenler girer yahut dersler boş geçerdi.
Maddiyatı, eğitim eksikliklerini, çevre sorunlarını çözüp büyük şehirlere okumaya gelen takdir edilir, desteklenir taltif edilirdi.
Okuyamayan erkek çocukları ya bir meslek öğrenir yahut Baba işine devam ederdi kızlar genellikle evlendirirlerdi.
Son yıllarda dershanelerin çıkması okulların yaygınlaşması küçük illere bile üniversite yapılması çocukların okumasını kolaylaştırdı ama.
Kocaman bir ama koyuyorum.
Sadece adı üniversite olan ve eğitimin zayıf olan küçük ve yetersiz okuldan mezun olan o kadar diplomalı genç birikti ki.
Peki bu diplomalar eski köklü Üniversitelerle aynı mı?
Bana göre değil.
Üniversitede diploma diye eline aldığı kâğıt onu yıllarca oyalamış gibi.
Bir meslek te öğrenemeden 25 yaşlarına gelen çocuklar artık bir yerlere girip meslek öğrenmeye de yanaşmıyor.
Böylelikle kaliteli eğitim veren okul mezunları da boşta.
Onlar da ben Mühendisim ben Avukatım ben Öğretmenim diyor.
Ve iş bulamamaktan yakınıyorlar
Bu vahim sorunu kim çözebilir?
Tarihe geçer!

You may also like...