EKONOMİST SİBEL ARSLAN: ‘ DÖVİZ CİNSİ TİCARİ KREDİLER RİSK Mİ? ZORUNLULUK MU?
Döviz Cinsinden Borçlanmanın Nedenleri: Son yıllarda, Türk lirasının değer kaybı ve enflasyonist baskılarla birlikte, işletmeler finansman ihtiyaçlarını karşılamak için döviz cinsinden kredi almayı daha cazip bir seçenek olarak gördü. Bunun birkaç temel nedeni var: 1. Faiz Oranlarındaki Farklar:Dövizle alınan krediler, Türk lirası cinsinden alınan kredilere kıyasla daha düşük faiz oranlarına sahip olabiliyor. Yüksek enflasyon ortamında şirketler, dövizle borçlanarak daha düşük maliyetle finansman sağlamayı tercih ediyor. 2. Kur Riski ve İhracatçılar için Avantaj:Dövizle gelir elde eden ihracatçı firmalar, döviz cinsinden kredi almayı, kur riski karşısında daha mantıklı bir seçenek olarak görüyorlar. Zira, dövizle alınan borçları dövizle ödeme imkanı, şirketlerin kur dalgalanmalarından daha az etkilenmelerini sağlıyor. 3. Yüksek Enflasyon ve Finansman İhtiyacı: Türkiye’deki yüksek enflasyon, işletmelerin maliyetlerini artırırken, dövizle borçlanmayı daha cazip hale getiriyor. İthalat yapan şirketler, döviz kredisi ile hem kur riskiyle hem de enflasyonla başa çıkma stratejisini benimsemiş durumda olduğunu düşünüyorum. Sonuçlar ve Ekonomik Etkiler: Döviz cinsinden kredilerin artması, Türkiye ekonomisini farklı açılardan etkileyebilir. Ancak, bu etkilerin olumlu ya da olumsuz olması, yönetim stratejilerine bağlı olarak şekillenecektir. 1. Kur Riski ve Ekonomik İstikrar:Dövizle borçlanan şirketler, döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız hale gelebilirler. Türk lirasının değer kaybı durumunda, döviz cinsinden borçlanmış şirketler, ödeme güçlükleri yaşayabilir ve iflas riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Bu durum, Türkiye ekonomisinde geniş çaplı bir finansal istikrarsızlığa yol açabilir. 2. Tüketiciler Üzerindeki Etkiler:Döviz kredilerinin artışı, nihayetinde tüketici fiyatlarına yansıyacak, bu da enflasyonist baskıları artıracaktır. Özellikle ithal ürünlerin fiyatları artacak ve yurtiçindeki maliyetler yükseldiği için tüketiciler daha yüksek fiyatlarla karşılaşacaktır. Kısacası, dövizle borçlanan firmaların artan maliyetleri, daha pahalı ürünlere ve hizmetlere yol açacaktır. 3. İhracatçılar İçin Avantajlar:Dövizle borçlanan ihracatçı firmalar için avantajlı bir durum söz konusu. Döviz gelirleriyle borç ödeme şansı bulan bu firmalar, dövizdeki dalgalanmalara karşı daha dirençli olacaklar. Ancak, ihracatçı olmayan firmaların döviz borçlarını yönetme kapasitesi, kur hareketlerine bağlı olarak daha riskli hale gelebilir. Sözün özü ; Türkiye’de döviz cinsinden ticari kredilerin artışı, ekonomi yönetimi açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Dövizle borçlanma, kısa vadede finansman ihtiyacı için bir çözüm olabilirken, uzun vadede ekonomiyi zora sokabilir. Kur riski, finansal istikrar ve tüketici fiyatları üzerinde yaratacağı baskılar, döviz cinsinden borçlanmanın sürdürülebilirliğini tartışmaya açıyor. Bu nedenle, ekonomist ve analist olarak önerim, dövizle borçlanmanın uzun vadede kontrollü ve stratejik bir şekilde yönetilmesi gerektiğidir. Döviz kredilerinin artışı, yalnızca şirketlerin değil, tüm Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Sibel ARSLAN EKONOMİST/MALİ ANALİST YanıtlaYönlendir Tepki ekle