Share

EĞİTİMCİ, YAZAR MEHMET EMİN ÇELİK’İN KALEMİNDEN ‘ SINAV KAYGISI VE BAŞ ETME YOLLARI’

Çocuklar eğitim dönemlerinde çeşitli sınavlara tabi tutuluyorlar.
Sınavlar öğrencinin algısını, beceri ve bilgisini belirlese de çoğu vakit öğrenciler heyecan ve strese bağlı olarak hatalı ya da aceleci davranabiliyor.
 Sadece ebeveynleri, öğrencileri, eğitimcileri etkilemiyor.
Toplumda bilinen hatta çoğu zaman da fazlaca konuşulmayan bir konu.
Eğitim döneminin en önemli kısmını işgal eden öğelerinden biri olan ‘sınav kaygısı’ öğrencilerin yaşamını etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.
Çocuklardan karşılayamayacakları beklentiye sokmak, onların ruh sağlıkları üzerinde baskı oluşturmakta ve ruhsal sorunlara yol açmaktadır.
Yüksek not beklentisi, yetersizlik duygusu, mükemmeliyetçilik, aile baskısı ve daha önce yaşadığı sınavlarda alınan başarısızlıklar öğrencilerde baskı unsuru olabiliyor.
Yapılan araştırmalarda sınav dönemlerinde ailede ve öğrencilerde yüzde 40 oranında stres ve kaygının oluştuğunu göstermektedir. Bu oran çocukların akademik başarılarını olumsuz yönde etkilediği gibi depresyon ve kaygı bozukluğuna yol açabiliyor.
Sınav kaygısının oluşturduğu belirtilerin başında düşük özgüven, konsantrasyon güçlüğünün yarattığı sonuçların başında soruları iyi anlayamama, dikkatin dağılmasının yanı sıra başarısızlık korkusu da stres yaratmaktadır.
Panik atağa kapılmak, sınav öncesi uykusuzluk, genel performans düşüklüğüne sebep olur.
Sınav kaygısı ile başa çıkmak için zaman yönetimi büyük önem arz ediyor. Zamanı etkili bir şekilde yönetmek başarıya giden yolda büyük önem taşıyor.
İyi bir zaman yönetimi öğrencilerin verimli olmasını sağladığı gibi stres ve kaygıyı azalttığı gibi başarı oranlarını yükseltir.
Öğrenciler kısa ve uzun vadeli seçenekler oluşturmalıdır. Günlük çalışma saatleri kısa vadeli hedefler olurken uzun vadeli hedefler ise sınava kadar olan zamanları etkili kullanma şeklidir.
Sınav döneminde rahatlama tekniklerinden birisi de nefes tekniğidir.
Sadece bir dakika boyunca sadece nefes alıp vererek hiçbir şeye odaklanmamak kalp atış hızını yavaşlatabilir, sinirleri ve aşırı çalışan zihni yatıştırabilir. Bunu oturarak veya ayakta, gözler açık veya kapalıyken, hatta sınav salonuna girerken bile uygulayabilirler.
Burundan iki saniye boyunca yavaşça nefes alın. Nefesinizi bir saniye tutun. Ağzınızdan dört saniye boyunca yavaşça nefes verin. Bunu bir dakika boyunca tekrarlayın (ya da isterseniz daha uzun süre) ve ruh halinizde bir fark hissedeceksiniz! 2-1-4 sayımı çok kısa geliyorsa, nefeslerinizi biraz uzatmayı deneyin. Nefes verdiğiniz süre aldığınız süreden uzun olduğu sürece sakinleştirici faydasını hissedeceksiniz!
Kolay bir esneme veya yoga rutini deneyin veya yürüyüşe çıkmak ve müzik veya podcast dinlemek yerine vücudun hareketlerine odaklanmaya çalışın. Biraz egzersiz yaparsanız, vücudunuzun esnemesine ve gerginliğin atılmasına dikkat edin. Yürüyüşe çıkmaya karar verirseniz, yüzünüze çarpan esinti ve etrafınızdaki doğa gibi küçük şeyleri fark edin.
 
Sınav kaygısı ile baş edebilmek için Pozitif düşünme ve özyeterlilik duygusunun farkında varılması önem taşıyor.
Pozitif olmak olaylara daha olumlu bir gözle bakmayı sağlayan bir yaklaşımdır
Yaşamın en zorlu dönemlerde bile olumlu yanları görmek, hayata daha olumlu yaklaşmanın yanı sıra kişisel mutluluğu ve esenliği da yükseltme gücüne sahiptir. Yaşama dair bu bakış açısına sahip olanlar zorluklarla ve güçlüklerle başa çıkma konusu kolaylaşırken aynı zamanda başarıya ve mutluluğa ulaşmak için güçlü bir temele de erişmiş olurlar.

You may also like...