Share

AVUKAT IYAZ ÇİMEN ‘ MOTOKURYELER VE YENİ YASAL DÜZENLEME’ Yİ DEĞERLENDİRDİ

Avukat Iyaz Çimen, ‘Moto kuryelerin yaşadıkları sorunlar hakkında açıklamalarda bulundu. Motokuryelerin karıştığı kazalarda aşırı çalışma süreleri, dinlenme olanağından yoksunluk, kısa teslimat sürelerinin getirdiği hız baskısı, psiko- sosyal sorunlar, güvenlik ekipmanı eksikliği gibi faktörlerin dikkat çektiğini belirterek vatandaşların da işini yapan motokuryelere karşı saygılı ve empatik olmalarını diliyorum’ dedi. .
Yaz, kış demeden hizmet gören kuryeler için Ulaştırma Bakanlığı harekete geçti ve yeni düzenleme ile kuryeler de derin nefes alacak.  Motokuryeler için düzenleme ile  ’30 dakikada kapıda’ dönemi bitiyor.
Motokuryeler ile ilgili hazırlanan taslak düzenlemeye göre kurye, gönderiyi taşıma süresi taahhüdü olmadan makul sürede ulaştırmakla yükümlü olacak.
Kullanılan motosikletler 10 yaşından büyük olamayacak. Teslimi mümkün olmayan adresler için kurye gönderisi kabul edilmeyecek.
Son dönemde online sipariş platformlarının artmasıyla bu alanda ciddi bir rekabet görülmeye başlandı. Özellikle ürünleri daha hızlı teslim etme odağında yaşanan bu rekabet, motokuryelerin hakları konusunda da birçok sıkıntının ortaya çıkmasına neden oldu.Bu kapsamda Ulaştırma Bakanlığı bir düzenleme yapacak gibi görünüyor.  Başta gıda ve ihtiyaç malzemeleri olmak üzere pek çok alanda tüketicilerin ihtiyacını karşılayan kuryelerle ilgili yeni düzenleme geliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın taslağına göre, kurye teslimi için kaydedilecek motosiklet veya mopedler 10 yaşından, otomobiller 20 yaşından büyük olmayacak.
Yetki belgesi sahipleri, teslim aldıkları kurye gönderisini taşıma süresi taahhüdünde bulunmadan, “makul bir sürede” alıcısına ulaştırmakla yükümlü olacak, “teslimi mümkün olmayan adresler” için kurye gönderisi kabul edilmeyecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde değişik öngören taslağına göre, şehir içi taşıma belgesi (P1) ve şehirlerarası taşıma belgesi (P2) kapsamında kurye teslimi için kaydedilecek motosiklet veya moped cinsi taşıtlar, 10 yaşından, kamyonet ve otomobiller 20 yaşından büyük olmayacak.
P1 belgesi için başvuran işletmecilerin en az, 10 motorlu taşıt ve 100 bin lira sermaye sahip olmaları; P2 belgesi için başvuranların ise en az 30 motorlu taşıt ve 500 bin lira sermayeye sahip olmaları gerekecek.
P1 yetki belgesi ücreti 44 bin 264 liraya, P2 yetki belgesi ücreti 664 bin 46 liraya çıkacak.
Yetki belgesi sahipleri, teslim aldıkları kurye gönderisini taşıma süresi taahhüdünde bulunmadan, “makul bir sürede” alıcısına ulaştırmakla yükümlü olacak.
Kuryelerin; devletin güvenliği ve anayasal düzene karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, kara para aklama ve kaçakçılık gibi suçlardan hükümlü olmaması istenecek. 
Herhangi bir nedenle kurye gönderisinin alıcıya teslim edilememesi halinde, gönderi aynı süre içinde göndericisine iade edilecek.
Yetki belgesi sahipleri, “teslimi mümkün olmayan adresler” için kurye gönderisi kabul etmeyecekler. Kurye gönderisinin bozulabilir gıda olması durumunda tedbir alınacak, bakanlık gıda teslimatlarıyla ilgili gerekirse ilave düzenleme yapabilecek.
Yetki belgesi sahipleri, çalıştırdıkları kuryelere koruyucu ekipman sağlamakla yükümlü olacak, kuryelerin reflektif yelekleri üzerine “KURYE” ibaresi yazılacak.
Alıcının talebi üzerine; teslimat saat aralığı, temassız teslimat veya üçüncü kişilere teslimat gibi hizmetler verilebilecek. Yetki belgesi sahipleri; satılması, sevk edilmesi ve ticareti yasaklanmış olan eşyayı taşıyamayacaklar.
Moto-kuryelerin önemli bir bölümü işçi statüsünde olmadıkları için kazalar iş kazası değil trafik kazası olarak kaydediliyor. Dolayısıyla, moto-kuryelerin yaşadıkları iş kazaları resmi rakamlara gerçekçi olarak yansımıyor. Çalışan örgütlerinin takip ederek kayıt altına alabildikleri kadarıyla trafik kazalarında son birkaç yılda dört kata kadar artış olduğu anlaşılıyor. Ölümlü kaza oranında da dikkate değer bir artış var. Yalnızca son bir yılda tespit edilen iş kazalarında 35 moto-kurye hayatını kaybetti. Gerçek rakamların çok daha yüksek olduğu anlaşılıyor. Kazalarda, teslimat süresi baskısı, aşırı çalışma saatleri, psiko-sosyal sorunlar, dinlenme olanağından yoksunluk, mesleki yeterlilik eksikliği gibi faktörler öne çıkıyor. Moto-kuryelerin çok büyük bölümü kendi hesabına çalıştıkları için gerekli güvenlik ekipmanının sağlanması yükümlülüğü de kendilerine ait. Bu ek maliyeti kaldıracak bir gelir düzeyinden yoksun oldukları için pek çok moto-kurye koruyuculuk düzeyi az, düşük nitelikli güvenlik ekipmanları kullanmak durumunda kalıyor. Bu durum ölümle ya da ağır yaralanma ile sonuçlanan iş kazalarının oranını artırıyor.
Moto-kuryelerin iş kazası geçirmeleri halinde kendi hesabına çalışanlar için platformlar işveren yükümlülüklerine sahip değiller, çünkü iş sağlığı ve güvenliği açısından mevzuat gereği muafiyet alanı içindeler. Bir kazanın iş kazası olarak tanımlanabilmesi için işverenin de parçası olduğu bir süreçle iş kazası olarak tespit edilmesi gerekiyor. Ancak esnaf kurye modeli ile çalışan platform çalışanlarında çalışma anlaşması işveren çalışan ilişkisi arz etmediği için yaşanan kazalar trafik kazası olarak değerlendiriliyor. İş kazasından doğan mali ve cezai yükümlülükleri işverenler bu yolla aşıyor. Moto-kuryeler kaza geçirmeleri halinde trafik ve sağlık sigortası kapsamındaki haklarını prim ödemeleri durumunda alabilirlerken, tazminat haklarından yararlanamıyor.

You may also like...