AVUKAT IYAZ ÇİMEN ‘ GECE KULÜBÜ YANGINI’NI DEĞERLENDİRDİ
Türkiye’de yangın hakkında doğru istatistik bulunmasa da Dünya’da her yıl on binlerce kişi yangın nedeniyle ölmekte ve yüz binlerce kişi yaralanmaktadır. Ayrıca binlerce bina ve çok büyük miktarda orman da yangın nedeniyle kül olmaktadır.
Yanma olayı; yanıcı madde, ısı ve yanıcı maddenin bir araya gelmesi sonucu oluşan bir olaydır. Günlük hayatta günde defalarca kez yanma olayına tanık oluyoruz. Mutfaklarda ocaklar, ısınma sistemleri, motorlar, soba, mangal vb. bir çok günlük olay aslında yanma olayıdır. İşte bu gibi günlük olayların kontrolden çıkıp istenmeyen boyutlara ulaşmasına yangın adını veriyoruz.
Yangın ÇeşitleriYangın olayı prensip olarak aynı olsa da özellik bakımından farklı çeşitlerde olabilir. Yangın çeşitleri yanan maddenin özelliğine göre farklılık gösterir. Yangını çeşitlerine ayırma nedenimiz, yangın önleme ve yangın söndürme noktasında her yangın türünün farklı önlemler ve yöntemler gerektirmesidir.
Katı Madde Yangınları
A tipi yangın olarak da bilinen bu tür yangınlar en fazla görülen yangın çeşididir. Kağıt, odun, kumaş, plastik gibi katı maddelerin yanması sonucu ortaya çıkan yangınlardır.
Su veya kuru kimyevi toz ile söndürmek mümkündür. Normal bir yangın tüpü ile söndürülebilirler.
Metal yangınları, katı madde olsalar bile farklı özellikleri nedeniyle ayrı kategoride değerlendirilir.
Sıvı Madde Yangınları B sınıfı yangın olarak da bilinen sıvı yangınları, yanıcı sıvıların yanması sonucu meydana gelen yangınlardır. Benzin, tiner, alkol, yağlı boya gibi yanıcı sıvılar, sıvı yangınlarını oluşturur.
Yanıcı sıvı yangınları su ile söndürülmez. Sıvı yangınlarını söndürmek için köpüklü yangın söndürme sistemleri kullanılmalıdır.
Gaz YangınlarıYancı gazların neden olduğu yangınlara C sınıfı yangın veya gaz yangını adı verilir. LPG, doğalgaz, metan, hidrojen gibi yanıcı gazların parlaması sonucu meydana gelen yangınlardır.
Gaz yangınlarını söndürmek için öncelikle gaz kaynağının kapatılması gereklidir. Yanıcı gaz tamamen yanıp bittiğinde yangın sönecektir. Gaz yangını nedeniyle meydana gelen katı yangınlar ise su veya kuru kimyevi toz ile söndürülebilir.
Metal YangınlarıHafif metaller de aslında katı madde olduğu halde metal yangınları D sınıf yangın olarak değerlendirilir.
Alüminyum, çinko, sodyum, magnezyum gibi hafif metaller yandıklarında çok yüksek ısı açığa çıkarırlar. Açığa çıkan bu ısı, su ile temas ettiğinde su içindeki Hidrojen atomları ayrışarak gaz yangınlarına neden olur.
Bu nedenle metal yangınları, katı madde yangını olarak değerlendirilmemelidir.
Metal yangınları havayı boğma yöntemi ile söndürülür. Kuru kimyevi tozlar veya kum kullanılabilir.
Kızgın Yağ YangınlarıEvlerde en sık görülen yangın çeşitleri arasında kızgın yağ yangınları vardır. Açık unutulan ocak üstünde kalan sıvı yağlar tutuşarak yağ yangınlarına neden olurlar.
Yağ yangınları sıvı yangınları olarak da düşünülebilir ancak yağ yangınlarına da tıpkı metal yangınlarında olduğu gibi kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir.
Yüksek ısı açığa çıkaran yağ yangınları, su içindeki hidrojen atomlarını ayrıştırarak çok daha tehlikeli olan gaz yangınına neden olur.
Kızgın yağ yangınları, yağ üzerine bir örtü atılarak havayı boğma yöntemi ile söndürülür.
Yağ Yangını
Yangın Nedenleri Yanıcı madde, oksijen ve ısı bulunan her ortamda yangın riski vardır. Yangın ise bu üç bileşenin kontrolsüz şekilde bir araya gelmesi sonucu oluşur.
Yangınlar çoğunlukla koruma önlemlerinin alınmaması sonucunda meydana gelirler. Ayrıca bilgisizlik de önemli yangın nedenlerinden birisidir. Yangına neden olabilecek maddeleri veya alınacak önlemleri bilmemek yangın sebebidir.
Bunlarla beraber ihmal de çok büyük yangın sebebi olarak karşımıza çıkar. Bir liste halinde yangın nedenlerini sıralarsak ;
Elektrik kaçaklarıGaz kaçaklarıYanıcı ve yakıcı maddelerin bir arada bulunmasıIsıtma sistemleriMekanik kıvılcımlarStatik elektrikSigaraKaynak ve kesme işlemleriYangından Korunma Yöntemleri Yangınları önlemek söndürmekten çok daha kolaydır. Zarar vermeden söndürülebilen yangın sayısı neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu durumda yangınları önleyici tedbirler almak kesinlikle en etkili yöntemdir.
Yangından korunma yöntemleri 3 ana başlık halinde incelenebilir.
Yapısal ÖnlemlerYapısal önlemler, bulunduğumuz yapının yangına daha dayanıklı olmasını sağlamakla başlar. Yangın sırasında insanların zarar görmeden yapılardan çıkmasını sağlamak da yapısal önlem olarak düşünülebilir.
Yapısal önlemlerin başında binaları yanmaz veya zor yanan malzemeler kullanarak inşa etmek gelir. Betonarme ve çelik binalar yangına karşı diğer malzemelere göre daha dayanıklıdır. Ancak betonarme bir binanın dış cephe kaplaması da yanmaz malzemelerden yapılmalıdır.
Yangının yayılmasını önlemek de bir yapısal önlem olarak düşünülebilir. Bina içinde tasarım olarak yangını ve dumanı hapsedecek bölmeler oluşturulabilir.
Bina yapısına göre insanların en kısa ve hızlı şekilde binadan çıkabileceği yangın çıkış yolları ve yangın merdiveni olmalıdır.
İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde 16 katlı binanın bodrum katındaki gece kulübünde tadilat sırasında çıkan yangında 29 kişi hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin de ağır yaralanması iş sağlığı ve güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi.
Yanıcı bir ortam varsa ortamda çok ufak bir kıvılcımın bile yangını başlatabildiğini kaydeden İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yangın başladıktan sonra bir anda hızlıca ilerlemiş gözüküyor. Ama öyle bile olsa bir kısmının arka kaçış kapılarından kaçabilmiş olması lazım. Burada görünen hiçbiri kaçamadı.” dedi.
“Hızlı yanan, kolay parlayan, birden alevlenen bir malzeme ortalığı cehennemvari bir ateş topuna döndürmüş olabilir.” diyen İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, tadilat işlemlerine başlamadan önce tedbirler alınması gerektiğini ve bu tedbirlerde eksiklikler olduğunu söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde 16 katlı binanın bodrum katındaki gece kulübünde tadilat sırasında çıkan yangında 29 kişi hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin de ağır yaralanmasını iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirdi.
“Kapalı alanda 29 kişiyi ani bir yangında kurtaramadık ya bin kişi olsaydı…”
Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, olay yerinde yaptığı değerlendirmede, “Hepimize geçmiş olsun, hakikaten çok acı bir olay. Kapalı alanda 29 kişiyi ani bir yangında kurtaramadık. Şöyle düşünün burası çok yoğun olduğunda, içeride 500, bin kişi olduğu vakit 29 kişinin tahliyesi olmazken bu bin kişiyi nasıl tahliye edecektik?” dedi.
Yangın olayına iki yönlü bakmak gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Birincisi proaktif. Böyle bir olay olmadan bunun önlenmesi… Bu tür işletmelerin çıkışlarında problem varsa olay olmayan kapatılması lazım. Esas problem buna benzer ne kadar yerimiz var Türkiye’de? Irak’ta 143 kişi bir düğün sırasında yanarak vefat etti. Biz de buna benzer bir olay olmaması için ne yapmamız gerektiğini çok iyi incelenmesi lazım. Bu bize örnek olacak. Keşke olmasaydı.” diye konuştu.
“Bir yangın tüpü de mi yoktu?”
Olayla ilgili müfettişlerin evrak üzerinden izinleri inceleyeceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bu işyerinin kapasitesi neyse bu tür bir olayda çok kısa sürede, 2-4 dakikada tahliye edebilecek bir yapıya sahip olması gerektiğini, ona göre çıkış kapılarının olması ve bir olay anında hemen oraların tahliyesinin sağlanabilmesi gerektiğini anlattı.
“Burada görünen 30 kişi tahliye edememişler. Yangın çıktığı yerden başka bir yerde kapısı yok muydu? Nasıl oldu anlayamıyoruz. Detaylı incelemelerle çıkacak ama görünen ki tahliye yapamamışlar. Bir yangın tüpü de mi yoktu?” diyen Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Bir iki dakika içinde yangını söndüremiyorsan bir anda çok büyüyor. Burada çok yanıcı malzemeler var. Tiner var. Alev hızlı büyümüş olabilir. Tahliye koridorları var mı, yok mu bilemiyoruz.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, tadilat alanında oksijen oranı normal seviyenin daha üstündeyse çok ufak bir alev kaynağının bile bir anda parlamaya neden olabileceğini ve insanların kaçamayacağını dile getirerek, “Öyle bir durumla da karşılaşmış olabiliriz. O ancak detaylı araştırmayla bulunacak bir olay. Yani sadece yanıcı maddeler değil ses izolasyonu için malzemeler var. Büyük elektrik spotları var, kabloları var. Çok miktarda yanmaya uygun malzeme var. İlk an bir şey yapamamışlar ve hatta bu kişilerde yangın söndürme bilgisi olan hiç kimse yok gibi de anlaşılıyor. Yani ilk anda bir söndürme çalışması yapılamamış.” diye anlattı.
“Çok ufak bir kıvılcım bile yangını başlatabiliyor”
Yanıcı bir ortam varsa ortamda çok ufak bir kıvılcımın bile yangını başlatabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yani telefon açılması bile başlatabiliyor. Burada eğer kaynak yapılıyorsa o kaynak ateşi zaten ilk yangın kıvılcımını başlatması için yeterli. Zaten ilk başladıktan sonra bir anda hızlıca ilerlemiş gözüküyor. Ama öyle bile olsa bir kısmının arka kaçış kapılarından kaçabilmiş olması lazım. Burada görünen hiçbiri kaçamadı. 29 kişi vefat ediyor.” diye konuştu.
Kaçış yollarının kilitli olmuş olma ihtimaline de değinen Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, pahalı malzemelerin, elektronik aletlerin çalınma korkusundan kilitli olabileceğini de söyledi.
“En az üç tane kaçış yolu olmalı. Ne yazık ki yok. Varsa da kapalıydı!”
16 katlı bir binanın altında böyle bir yerin olmasını da değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Kaçış yollarının olmaması veya kaçış yollarının uygun olmaması çok büyük problem. Burada tahliyeyle ilgili bir çalışmanın daha önceden yapıldığını gösteren bir durum görünmüyor. Kaçabilecekleri yer bile yok. Kapıdan çıkamamışlar.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl: “Birden alevlenen bir malzeme ortalığı ateş topuna döndürmüş olabilir”
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, tadilat işlemi sırasında kullanılan malzemelerin bu yangında önemli hale geldiğini kaydederek, “Muhtemelen kolay yanıcı veya parlayıcı bir takım tiner benzeri malzemeler kullanılmış olabilir. Kaçamadıkları için de bu tahmini kullanıyoruz. Dolayısıyla hızlı yanan, kolay parlayan, birden alevlenen bir malzeme ortalığı cehennemvari bir ateş topuna döndürmüş olabilir.” dedi.
“Kimyasal bir fabrikada çıkabilecek tarzda bir yangına benziyor”
Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, kimyasal bir fabrikada çıkabilecek tarzda bir yangına benzediğini de dile getirerek, şöyle devam etti:
“Herhangi bir binanın bodrum katında bu derece hızlı büyüyen bir yangına rastlamayız. Bir yangının ortalama büyüme hızı iki, iki buçuk dakikayı bulur. İki, iki buçuk dakikada da herkes kaçabilir. Zaten biz iş güvenliği uzmanlığı olarak tahliye tatbikatlarında iki dakika hedefleriz. Burada işçilerin kaçamamasından alevlerin ve dumanların bir anda ortalığı sarmasından tahmin yapabiliyoruz. İşçilerin kaçış yolundan çıkamamaları da olması gereken ikinci veya üçüncü kaçış yolunu bulamadıklarından, belki de kilitli olduklarını tahmin ediyorum. Bunun ötesini tahmin etmek de biraz zor. Problem şu; önce tedbir alınması gerekiyordu bu işlemlere başlamadan önce. Bu tedbirlerde eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Diskotek veya gece kulübü tarzı bir yerde mutlaka ikinci ve üçüncü yangın kapılarının yangın çıkışların olması gerekir. Tabii işçiler bunları ne derece biliyordu. Bu yangın çıkışları açık mıydı? İçeriden malzeme çalınmasın diye kilitlenmiş bile olabilir. Yangında ateşten ölen sayısı çok azdır. Genelde dumandan boğularak ölürsünüz.”
Denetim eksiği mi var?
Binanın ruhsatının 2018’de yenilendiğinin, ancak itfaiye raporunun 2016’da alındığı bilgisinin geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “İtfaiye raporu 2016’dan beri sabit duruyor. O zamandan bugüne kadar hiç kimse ne denetlemiş ne bakmış. Sıkıntıların başında o geliyor. Net bir şey söyleyemiyorum ama bakmak gerekiyor. Bazen görüyoruz ki 3-5 sene sonra kurulan sistemler denetlenmediği için işlevsiz hale geliyor.” dedi.
Orada ciddi bir inceleme gerektiğini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Buradaki en büyük sorunlardan bir tanesi böyle bir yerde otomatik yangın söndürücü sistemlerinin olması gerekiyordu. Her ne kadar tadilat olsa bile. Bir yangın çıktığında otomatik olarak su basarlar. Başarı oranı da yaklaşık yüzde 97’dir. Yani çok etkilidir. Dolayısıyla bu bina 16 katlı bir bina. Bu tür bir iş yerinde bunun zorunlu tutulması gerekir. Bunların bulunup bulunmadığı, çalışıp çalışmadığını, çalışıyorsa şu anda neden çalışmadığını bilirkişi raporları açıklayacaktır.” diye konuştu.