AVUKAT IYAZ ÇİMEN ‘ 9. YARGI PAKETİNDE YER ALAN KOCA SOYADINI DEĞERLENDİRDİ
Avukat Iyaz Çimen, Kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulduğunu belirterek, ‘Bu paket içerisinde dikkat çeken düzenlemelerden biri, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği kadının bekarlık soyadını ancak eşinin soyadı ile birlikte kullanabilmesine ilişkin maddenin yeniden düzenlenmesiydi.’
22/11/2001 tarihli 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 187.Maddesi:
“III. Kadının soyadı
Madde 187- Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.” şeklindedir.
Başvuru Konusu ve İlk İncelemeBaşvuru gerekçesi olarak; kadının soyadının kimlik ve kişiliğinin bir parçası olması, kadına konan soyadını kullanma sınırlamasının kanunen meşru bir dayanağının olmaması, fakat erkeğin soyadını hayatı boyunca kullanması imkan dahilinde iken bu hakkın kadına tanınmamasının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği iddiaları ileri sürülmüştür.
AYM tarafından gerçekleştirilen ilk inceleme sonucunda; bakılmakta olan davanın konusunun daha önce iki soyadını kullanan davacının bu haktan bir kez daha yararlanma talebine yönelik olmadığını davacının evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanmasına izin verilmesi talebine ilişkin olduğundan ötürü, söz konusu ikinci cümlenin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmadığı ve bu yüzden TMK’nın 187. maddesinin;
Birinci cümlesinin esasının incelenmesine,İkinci cümlesinin ise itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkanı bulunmadığından bu cümleye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
AYM’nin Esasa İlişkin DeğerlendirmesiAnayasa Mahkemesi iptal gerekçesinde;
Soyadını taşımanın kişiliğin ayrılmaz bir parçası olduğu ve bunun bir yükümlülükten ziyade Anayasanın 20.maddesi uyarınca bir hak niteliğinde olduğu,Kadın ve erkek arasında öngörülen bu farklı muamelenin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği,4721 sayılı Kanun’un 187.maddesinin uygulanmasının kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığını ve ihlale yol açtığı, Anayasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasında, Türk toplumunun temeli olduğu belirtilen ailenin toplumsal değerlerin sonraki nesillere aktarılması gibi önemli işlevleri bulunduğu ve aile bireylerinin aynı soyadına sahip olmalarının aile bağlarını koruyacağı, bu sayede ailenin toplumsal işlevini yerine getirmesine katkı sağlayacağı söylenebileceği fakat kadının evlendikten sonra kocasının soyadını almasının ailenin ortak bir soyadına sahip olmasını mümkün kılan tek seçenek olmadığı, Bu bağlamda eşlere içlerinden birinin soyadını veya bunun dışında bir adı ortak soyadı olarak belirleme imkânının tanınması ya da ortak soyadının eşlerin evlenmeden önceki soyadlarının birleşimden oluşacağının öngörülmesinin de mümkün olduğu ve kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması durumunun ailenin ortak bir soyadına sahip olmasını mümkün kılan tek seçenek olmadığı,Aile bağlarının korunarak güçlendirilmesi gayesinin de bu farklı muamelenin makul sebebi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve aile bağlarını korumanının herhangi bir zorunlu unsur olmadığı eşlerin ortak soyadı taşımalarının aile bağlarını koruyacağının söylenemeyeceği,Kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra kullanamamasının hak ihlaline sebep olduğunu ve bu hakkın erkeklere hali hazırda tanınıyor olmasının nesnel ve makul bir sebebe dayanmaması sebebiyle eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı, sonucuna ulaşılmıştır. İptalin Diğer Kurallara Etkisi6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası;“(4) Başvuru, kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün sadece belirli madde veya hükümleri aleyhine yapılmış olup da, bu madde veya hükümlerin iptali kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün diğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanamaması sonucunu doğuruyorsa, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartıyla Mahkeme, uygulama kabiliyeti kalmayan kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir.” şeklindedir.
İlgili düzenleme ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptalinin, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğurması halinde bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceğine ilişkindir.
Anayasa Mahkemesi, 22 Şubat 2023’te TMK 187. maddesindeki “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır, ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir” düzenlemesini ‘eşitlik ilkesini ihlal’ gerekçesiyle iptal etmişti. Hüküme-te, yeni yasal düzenleme için 9 ay süre verilmişti.
“Kadının soyadı” maddesi 9. Yargı Paketi’nde AYM’nin iptal ettiği şekliyle yer aldı. Yeni TMK 187. Madde‘de şu ifadeler yer alıyor: “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır. Şu kadar ki; kadın evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının soyadından oluşuyorsa kadın bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilir.”
Düzenlemenin gerekçesinde ise özetle şöyle denildi: “Anayasamızın 41’inci maddesinde ailenin Türk toplumu-nun temeli olduğu kabul edilmektedir. Ailenin önemi değerlendirildiğinde, anne ve babanın ayrı ayrı soyadı kul-lanmaları çocuk üzerinde olumsuz etkiler doğurabilecek, çocuğun hangi soyadını kullanacağı ayrı bir tartışma konusu haline gelecektir. Bu durum, Türk toplumunun temeli olan aile bütünlüğüne zarar verebilecektir. Bu ne-denle Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen kanun hükmü yeniden düzenlenerek evlenen kadının kocasının so-yadını alacağı, ancak dilerse kocasının soyadının önünde önceki soyadını da kullanabileceği, kadının soyadı, kendi soyadı ile daha önceki kocasının soyadından oluşuyorsa bu soyadlarından sadece birisini evleneceği ko-casının soyadının önünde kullanabileceği hüküm altına alınmaktadır.” AYM’nin iptal ettiği madde ise şöyleydi: “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine ya-pacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.”
– Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, paketteki düzenlemeyle AYM kararının tanınmadığını belirtti. Güllü, Meclis’teki iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerini hep birlikte paketteki düzenlemeye karşı çıkmaya ve AYM kararını uygulamaya çağırdı. Kaynak: Hürriyet Gazetesi Oya Armutçu.